Halka arz nedir? Halka arz çeşitleri nelerdir?

Halka arz nedir? Halka arz çeşitleri nelerdir?

Yatırım dünyasına henüz giriş yapmışsın ya da bu konuda planların var… Kendini, karşına sıklıkla çıkan “Halka arz” kavramının ne anlama geldiğini araştırırken mi buluyorsun? “Halka arzdan nasıl gelir elde edilir?”, “Halka arza nasıl katılınır?” diye merak mı ediyorsun? Hepsinin cevabı bu yazıda!

Orta Seviye • Ders 3 • 19 dakika

Halka arz nedir?

Halka arz (ABD Borsalarındaki ismiyle IPO – Initial Public Offering), en basit tanımıyla şirketlerin, sermayelerini (anaparalarını) dışarıdan yatırımcılara açmasıdır. Bu yatırımcılar bireysel ve kurumsal olarak ikiye ayrılır ve her ikisi de şirketlerin sermayelerine önemli oranda finansal kaynaklar sağlar.

Eğer halka arza katılan taraf bir başka şirket veya kurum ise “kurumsal yatırımcı”, eğer sizin veya bizim gibi kişiler ise “bireysel yatırımcı” olarak adlandırılır. Hissedar çeşitleri hakkında detaylı bilgi için içeriğimize bakabilirsin.

Şirketler, hisse senetlerinin tamamını veya bir kısmını Nasdaq ve NYSE gibi başlıca ABD Borsalarında veya Borsa İstanbul (Pay Piyasası)’da halka arz edebilirler. Bir şirket, hisselerini birden fazla kez halka arz edebilir. Halka arzlar temelde iki farklı kaynaktan gerçekleşebilir: Sermaye artırımı yoluyla yeni hisse senetleri ihraç edilebilir ya da mevcut ortakların sahip olduğu paylar yatırımcılara satılabilir. 

Sermaye artırımında elde edilen gelir doğrudan şirketin kasasına gider ve yatırım, borç ödeme gibi amaçlarla kullanılır, ortak satışında ise gelir payını satan ortağın cebine gider. Bazı halka arzlarda ise her iki yöntem bir arada uygulanır. Bu ayrımı bilmek önemlidir çünkü sermaye artırımı yoluyla yapılan halka arzlarda şirketin büyüme potansiyeli doğrudan desteklenirken, yalnızca ortak satışıyla yapılan halka arzlarda şirkete doğrudan bir finansal katkı sağlanmaz.

Şirketlerin “halka açık” bir şirket olabilmesi için hisse senetlerini ilk defa halka arz etmesine “İlk Halka Arz” veya “Initial Public Offering” adı verilir. Borsa İstanbul’da halka arz edilecek olan şirketleri Sermaye Piyasası Kurulu (SPK)’nun her perşembe yayınladığı bültenlerden ya da daha kolayı, Midas uygulaması üzerinden takip edebilirsin.

Her halka arz öncesinde şirket, SPK tarafından onaylanan bir izahname yayınlamak zorundadır. İzahname, şirketin faaliyet alanı, mali tabloları, risk faktörleri, yönetim yapısı, arz gelirinin ne amaçla kullanılacağı ve halka arz koşulları gibi kritik bilgileri içerir. 

İzahnameyi okurken özellikle şu bölümlere dikkat etmeni öneririz: Şirketin gelirleri, borçları ve kârlılığını gösteren finansal tablolar, arz gelirinin kullanım amacı (yatırım mı yoksa borç ödeme mi?), risk faktörleri bölümü ve şirketin faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek unsurlar, şirketin sektöründeki rekabetçi konumu ve büyüme stratejisi. İzahname, yatırım kararı vermeden önce okunması gereken en temel belgedir ve KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) üzerinden herkes tarafından ücretsiz erişilebilir.

Halka arza nasıl katılınır?

Halka arzların talep toplama zamanlarında, aracı kurumların platformları üzerinden bu halka arzlara katılabilirsin. Halka arz olan şirketlerin hisselerine, borsada işlem görmeye başladıktan sonra Midas’ın mobil uygulaması üzerinden de yatırım yapabilirsin.

Halka arza katılırken “kaç lot düşer?” sorusu en çok merak edilen konulardan biridir. Dağıtım yöntemine göre hesaplama değişir: Eşit dağımda bireysel yatırımcılara ayrılan toplam lot sayısı, halka arza katılan kişi sayısına bölünür ve herkes eşit pay alır. 

Oransal dağımda ise talebinin tutarına göre oran hesaplanır. Bir halka arzda bireysel yatırımcıya düşecek maksimum lot miktarı, izahnamede belirtilen bireysel yatırımcı kotasına ve toplam katılımcı sayısına bağlıdır. Halka arzın tavanda kaç lot olduğunu ve tahmini dağıtım rakamlarını, izahnamedeki arz büyüklüğü ve bireysel kotaya bakılarak hesaplayabilirsin.

Halka arza katılmak için hesabında mutlaka nakit paranın olması gerekmez. Bazı aracı kurumlarda, portöyündeki hisse senetlerini veya yatırım fonlarını teminat göstererek halka arza katılabilirsin. Örneğin BIST-30 endeksindeki hisseler veya para piyasası fonları gibi araçlar, genellikle teminat olarak kabul edilir. 

Bu yöntemle nakit paranı bağlamadan daha yüksek tutarlarla başvuru yapabilir ve “yüksek başvurulu yatırımcı” olarak oransal dağıtımdan daha büyük pay alabilirsin. Teminat olarak kabul edilen varlıklar ve oranları her halka arzın izahnamesinde ayrıca belirtilir.

Benzer şekilde, bazı aracı kurumlarda kredili işlem hesabı aracılığıyla halka arza katılmak da mümkündür. Kredi kullanarak daha yüksek tutarlarda başvuru yapabilirsin. Ancak kredi faizi ve teminat tamamlama yükümlülüğü gibi ek maliyetleri göz önünde bulundurman gerekir.

Yeni halka arz olacak şirketleri takip etmek için birkaç kaynak kullanabilirsin: SPK’nın haftalık bültenleri, KAP üzerindeki şirket bildirimleri, aracı kurumların halka arz takvimleri ve tabii ki Midas uygulaması. Midas, yakın dönemde halka arzı planlanan şirketleri uygulama içinde listeleyerek seni bilgilendirir.

Şirketler neden halka arz olur?

Şirketlerin halka arz olmalarının pek çok nedeni olsa da en temel sebepleri şu 5 başlık altında sıralayabiliriz: Finansman, likidite, kredibilite, tanıtım ve kurumsallaşma. Şimdi her birini kısaca açıklayalım.

Finansman

Hisselerini halka arz eden şirketler gelecek yatırımları, iş planları ve operasyonları için para bulmayı hedefler. Yatırımları ve gelecek hedefleri için kaynak bulan şirketler, bu sayede daha hızlı ve yüksek oranda bir büyüme hedefler.

Halka arz olarak finansman kaynağı bulan şirketler, borçlanma gibi finansman seçeneklerine göre daha düşük maliyetli ve geri ödemesi bulunmayan kaynak edinmiş olur.

Şirketlerin hisselerini halka arz etme yoluyla finansman arayışına girmeleri, aşırı faiz gibi zorlayıcı koşulları olmayan bir kaynak alternatifi bulmalarına olanak sağlar.

Peki şirket, halka arzdan elde ettiği geliri istediği gibi kullanabilir mi? Sermaye artırımı yoluyla toplanan kaynak şirketin kasasına girer ve izahnamede belirtilen amaçlara (yeni yatırımlar, borç ödeme, işletme sermayesi vb.) yönlendirilmesi beklenir. SPK, şirketlerin arz gelirini izahnamede belirttikleri şekilde kullanıp kullanmadıklarını takip eder ve kamuya düzenli raporlama yapma yükümlülüğü getirir.

Likidite

Mali araçların kısa süre içerisinde nakde çevrilmesine likidite diyoruz. Halka arz edilen hisseler, borsada arzu edilen zamanda, piyasadaki güncel fiyatları üzerinden, şeffaf bir şekilde kolaylıkla alınıp satılabilir. İlgili likidite, şirket ortaklarının (buna bireysel yatırımcılar olarak seni de katabiliriz) sahip olduğu hisseleri de kolayca paraya çevirmelerine veya diğer ortaklara bu hisseleri devretmelerine olanak sağlar.

Kredibilite

Halka arz olan şirketler, borsada işlem gören hisseleriyle, bankacılık ve para piyasasındaki kredibilitelerini, yani kredi güvenilirliklerini artırırlar. Böylece ilerleyen dönemlerde düşük maliyetli kredi bulma şansları artar.

Tanıtım

Hisseleri borsada işlem gören şirketler konferans, kamuyu aydınlatma platformları, bülten gibi yayın araçlarıyla sermaye piyasasında otoriter olan kurumlara ve kişilere adlarını duyurabilir.

Ayrıca hisselerini alıp satan bireysel yatırımcılarda markalarına karşı bir bağlılık oluşturabilirler. İlgili şirketler bu şekilde ürün ve hizmetlerinin tanıtımlarını, maliyetsiz bir şekilde gerçekleştirmiş olur.

Kurumsallaşma

Hisselerini halka arz eden şirketler Nasdaq, NYSE gibi ABD borsalarının veya SPK ve Borsa İstanbul’un bağımsız denetimine de izin vermiş olurlar.

Bu da şirketlerin mali yapılarını sürekli olarak gözden geçirmelerini ve kamuya düzenli olarak rapor vermelerini sağlar. Böylece şeffaflığını artıran şirketler kurumsallaşma adına önemli gelişmeler kaydeder.

Halka arz çeşitleri neler?

Halka arzla ilgileniyorsan, mutlaka ‘fiyat aralığı’ kavramıyla karşılaşacaksın demektir. Bu kavramı daha iyi anlamak için, önce halka arz olan hisse senetlerinin satılmasında temel yöntemlere bakalım:

  • Borsada satış
  • Sabit fiyat ile talep toplama
  • Fiyat aralığı ile talep toplama

SPK düzenlemelerine göre, halka arz edilecek payların piyasa değeri belirli bir eşiğin altında kalan şirketler için borsada satış yöntemi zorunludur. Bu eşiğin üzerindeki halka arzlarda ise şirketler, talep toplama yöntemlerinden birini tercih edebilir.

Halka arz fiyatı belirlenirken genellikle bir “iskonto” uygulanır. İskonto, şirketin teorik değerlemesi ile halka arz fiyatı arasındaki farktır. Örneğin, şirketin değerlemesi hisse başına 10 TL’ye karşılık gelirken halka arz fiyatı 8 TL olarak belirlenmişse, burada %20’lik bir iskonto uygulanmış demektir. İskonto, yatırımcıları halka arza çekmek ve ilk günü pozitif bir fiyat performansıyla başlatmak için uygulanır. Fiyat tespit raporundaki değerleme yöntemleri ve uygulanan iskonto oranı, izahnamede açıkça belirtilir.

Fiyat aralığı ile talep toplama

Bizi başlıktaki sorumuzun cevabına götürecek olan Fiyat Aralığı ile Talep Toplama yönteminde aracı kuruluş, muhtemel yatırımcılarla görüşerek sabit bir fiyat üzerinden değil, “5 – 7 dolar” gibi bir fiyat aralığı üzerinden yatırımcılara sunulur.

Yatırımcılar kendilerine sunulan fiyat aralığı içerisinden herhangi bir fiyatı seçerek taleplerini iletirler. Ardından yatırımcıların fiyat aralığı içerisindeki taleplerine göre belirlenen sabit bir fiyat üzerinden, hisseler yatırımcılara dağıtılır ya da bir başka deyişle, halka arz edilmiş olur.

Yatırımcıların dikkat etmesi gereken önemli nokta, eğer talep ettikleri fiyat üzerinde yeterli talep oluşmazsa, halka arz olan hisseden alamayabilirler.

Örnek olarak, 10-12 dolar aralığından halka arz olan bir hisseye, 12 dolardan çok yüksek talep geldi diyelim. Eğer siz talebinizi 10 dolardan yaptıysanız ve halka arz 12 dolardan gerçekleştiyse, sizin payınıza hiç hisse düşmez. Yani, halka arz emriniz gerçekleşmemiş olur.

Öte yandan, eğer 12 dolar üzerinden talep girdiyseniz ve halka arz fiyatı 11 dolar olarak belirlendiyse, bu sefer talebiniz 11 dolar üzerinden gerçekleşir.

Sabit fiyat ile talep toplama

Bir diğer yöntem olan sabit fiyat ile talep toplama yönteminde satışa sunulan hisse senetlerine dair yatırımcılardan talepler toplanır, aracı bir kuruluş tarafından değerlendirilir ve sonrasında hisse dağıtım oranına göre hisse senetleri yatırımcılar arasında dağıtılır. Bu yöntemde fiyat sabit olduğu için herkes aynı fiyattan halka arza katılmış olur.

Bir aralık belirlemeden fiyat toplanıp daha sonra halka arz fiyatının belirlenmesi de mümkündür. Bu yöntemde toplanan teklifler, en yüksek rakamdan başlayarak sıralanır ve en çok hisse senedinin satılabildiği fiyat, ‘satış fiyatı’ olarak tespit edilir.

Öte yandan her zaman halka arzın iptal edilme olasılığı da bulunur. Eğer belirlenen fiyat üzerinden şirket hisselerine yeterli talep gelmezse şirket, hisselerini halka arz etmekten vazgeçebilir.

Örneğin 2018 yılının mayıs ayında hisselerini Borsa İstanbul üzerinden halka arz etmeye hazırlanan lüks giyim markası Beymen, hisselerini 12,80-15,36 TL fiyat aralığından halka arz etmeye hazırlanmıştı.

Öte yandan, gelişen ülke piyasalarındaki dalgalanmaların etkisiyle yeterli talebin oluşmaması nedeniyle Beymen, halka arzını ileri bir tarihe erteleme kararı aldı.

Halka arzlarda hisse dağıtım şekilleri nelerdir?

Halka arzlarda hisse dağıtımı iki şekilde olur: Eşit ve oransal dağıtım. Şimdi de bunlara kısaca bakalım.

Eşit dağıtımda her yatırımcı eşit miktarda hisse alır.

Oransal dağıtımda ise yatırımcı, verdiği satın alım emri tutarının büyüklüğüne göre hisse alır.

Bireysel yatırımcı perspektifinden bakacak olursak, eşit dağıtım genel olarak daha çok kazandırır. Neden mi? Aslında bu konunun birden fazla değişkeni var fakat yazının amacından çok sapmamak için bunu kısaca, madde madde açıklayalım.

Eğer küçük yatırımcıysan, eşit dağıtım senin için daha uygun olacaktır çünkü bu dağıtım tipinde her yatırımcıya eşit miktarda hisse gelir. Yani parası çok olan da az olan da eşit sayıda hisse senedi alabilir.

Örnek olarak eğer toplam hisse sayısı, halka arza katılan kişi sayısına bölündüğünde 100 adet hisse çıkıyorsa, 1 milyon dolarlık hisse alım talebini veren kişi de, 1000 dolarlık emir veren kişi de 100 adet hisse senedi alabilir.

Oransal dağıtımda ise yatırdığın paranın büyüklüğüne göre küçük paylar veya tatmin edici büyük paylar elde edersin. Büyük yatırımcıysan bu senin için daha uygun olacaktır. Çünkü yatırdığın para büyüdükçe, halka arzdan aldığın hisse senedi adedi de artacaktır.

Örnek olarak 1 milyon dolarlık bir hisse alım emrine 100 bin dolarlık hisse düşüyorsa, bin dolarlık hisse alım emrine sadece 100 dolarlık hisse düşer.

Payların hangi oranlarda yatırımcılara dağıtılacakları her halka arzda farklılık gösterebilir.

Burada arz büyüklüğü kavramı da önem kazanır. Halka arz edilen toplam hisse adedi ve TL tutarı ne kadar büyükse, yatırımcılara düşecek pay o kadar fazla olur. Küçük arz büyüklüğüne sahip halka arzlarda talep arzı aştığında, her bir yatırımcıya düşen lot sayısı oldukça azalabilir. Bu nedenle halka arza katılmadan önce izahnamedeki arz büyüklüğünü ve bireysel yatırımcıya ayrılan kotanın toplam arz içindeki payını kontrol etmeni öneririz.

Bireysel ve kurumsal yatırımcılar

Gördüğün gibi halka arzlarda iki tip alıcı karşımıza çıkıyor: Biri bireysel, diğeri ise kurumsal. Bir başka ifadeyle küçük ve kurumsal yatırımcılar. Kurumsal yatırımcılar, genelde yüksek alım yapabildikleri ve bilirkişiler oldukları için hisseleri analiz edebilir, şirketin sektörünü, şeffaflıklarını sorgulayabilir ve bunların sonucunda daha bilinçli bir şekilde yatırım yapabilirler.

Peki kurumsal yatırımcılar neden halka arzlara katılır? Emeklilik fonları, yatırım fonları ve sigorta şirketleri gibi kurumsal yatırımcılar, halka arzları iskontodan faydalanarak büyüme potansiyeli yüksek şirketlere erken aşamada ortak olma fırsatı olarak görür. Ayrıca geniş portöylerini çeşitlendirmek ve yeni sektörlere açılmak için de halka arzları aktif olarak değerlendirirler.

Bireysel yatırımcılarsa nispeten daha az sorguladıkları için yatırım yapacakları şirketi daha az değerlendirirler. İşte bu yüzden kurumsal yatırımcılar yaptıkları iyi araştırmalar sonucunda hissenin gerçek değerinin üstünde bir fiyat ödemezler. Küçük yatırımcılar genelde çok iyi araştırmadıkları ve borsanın dinamiklerine yeterince hakim olmadıkları için zaman zaman hisselere değerinden fazla para yatırabilirler. Bu bakımdan şirketler, büyük yatırımcılar yerine küçük yatırımcıların hisselerine ortak olmalarını daha fazla arzular.

Son olarak, faizsiz yatırım prensiplerini benimseyen yatırımcılar için “katılım endeksine uygun halka arz” kavramından bahsetmekte fayda var. Borsa İstanbul’daki Katılım Endeksi, İslami finans ilkelerine uygun faaliyet gösteren şirketlerin hisse senetlerinden oluşur. 

Alkol, tütün, kumar gibi sektörlerde faaliyet gösteren veya faiz geliri oranı belirli eşikleri aşan şirketler bu endeks kapsamı dışında kalır. Halka arz olan bir şirketin katılım endeksine uygun olup olmadığını izahname ve KAP bildirimlerinden takip edebilirsin.

Halka arz sonrası fiyat istikrar politikaları nelerdir?

Halka arz işlemi sonlandıktan ve şirket hisseleri yatırımcılara dağıtıldıktan sonra hisse senetlerinin borsada işlem göreceği ilk zamanlar, 3 kesim için büyük önem taşır. Bunlar:

  1. Hisse senetlerini satın alan yatırımcılar
  2. Hisse senedi borsada işleme açılacak olan şirket
  3. Halka arza aracılık etmiş olan aracı kurumdur.

Önem sırasına göre sıraladığımız bu üç aktör içinde yatırımcı alım ve satım işlemlerinden kâr elde etmek için aldığı hisse senetlerinin işleme tabi olduğu ilk gün, hisse senedi fiyatlarının düşmesiyle zarar etmek istemez.

Dolayısıyla, ilgili şirketlerin hisseleri halka arz edildikten ve borsada alım-satıma açıldıktan sonra, hisselerin değer kaybetme ihtimallerine karşı halka arzı gerçekleştiren aracı kurum bir takım önlemler alır. İşte bu önlemlere fiyat istikrarı politikaları, aracı kurumun gerçekleştirdiği faaliyetlere ise fiyat istikrarı işlemleri denir.

Burada temel amaç, hisse senedi halka arz edildikten sonra borsada ortaya çıkan ani fiyat hareketleriyle hisse senedi fiyatlarının halka arz fiyatının altına düşmesini engellemek ve böylece yatırımcıların zarara uğramasının önüne geçmektir.

Bu noktada şunu da belirtmekte fayda var: Halka arzlar her zaman kazandırmaz. Popüler inanışın aksine her halka arz tavan tavan gitmez. Bazı halka arzlar ilk günden itibaren halka arz fiyatının altına düşebilir. Halka arzın başarısı şirketin temel göstergeleri, sektörün durumu, genel piyasa koşulları, arz büyüklüğü ve uygulanan iskonto oranı gibi pek çok faktöre bağlıdır. Bu nedenle her halka arza “kesin kazanç” gözüyle bakmak yerine, izahnameyi dikkatli okumak ve şirketin temellerini değerlendirmek çok daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

Şimdi, konuyu daha iyi anlamak için günümüzde yaygın olarak kullanılan fiyat istikrarı işlemlerini kısaca tanımlayalım.

Halka arz sonrası fiyat istikrarı işlemleri

Doğrudan alım: Halka arzı gerçekleştiren aracı kurum, borsa fiyatı halka arz fiyatının altına düştüğünde, piyasadan pay alımı yaparak fiyatı halka arz seviyesine doğru destekler. Bu yöntemde hisse senedine olan talep artırılırken hissenin fiyatının da toparlanması sağlanır. Burada önemli bir nokta, SPK düzenlemelerine göre fiyat istikrarı işlemlerinde halka arz fiyatının üzerinde alım emri verilemez. Amaç fiyatı yapay olarak şişirmek değil, halka arz fiyatı seviyesinde tutmaktır.

Ek satış hakkı (Greenshoe): Aracı lider kuruluşla hisselerini arz eden şirket arasındaki anlaşmaya bağlı olarak, eğer halka arza talep yüksek olursa, aracı kuruluş toplam halka arz miktarının belirli bir oranını halka arzın tamamlanmasının ardından kısıtlı bir süre içinde hisselerini arz eden şirketten halka arz fiyatından alıp piyasaya satma hakkına sahip olur. Bu oran halka arzdan halka arza değişebilir ve izahnamede belirtilir.

Satış yasakları (Lock-up): Diğerleri gibi müdahale esaslı, fiyatların belirli bir seviyede kalmasını hedefleyen yöntemlerden değildir. Satış yasağı yönteminde halka arz olan hisse senetlerinin üzerindeki satış baskısı, satış yasakları konularak kontrol edilmeye çalışılır.

Halka arz edilen paylara olan talebin fazla olmaması nedeniyle hisseye yönelik satış emri artabilir. Bu da fiyatların düşmesine neden olacağı için satış yasağı yöntemiyle şirketin mevcut ortakları (özellikle %10 ve üzeri paya sahip büyük ortaklar ile yönetim kontrolünü elinde bulunduran ortaklar), sahip oldukları hisse senetlerini belirli bir süre boyunca halka arz fiyatının altında satamazlar. Böylece ilgili hisse senedi fiyatının üzerindeki düşüş baskısının önüne geçilmesi hedeflenir.

Bireysel yatırımcılar için ise farklı kısıtlamalar söz konusu olabilir. Örneğin halka arz yoluyla alınan paylar, belirli bir süre boyunca yalnızca borsa üzerinden işlem görebilir. Virman, özel emir ya da toptan satış yoluyla devredilemeyebilir. Bu süre ve koşullar her halka arzın izahnamesinde ayrıca belirtilir.

Halka arz sonrasında hisseler borsada işlem görmeye başladığında, talebin yüksek olduğu durumlarda fiyat hızla yükselerek günlük tavan limitine ulaşabilir. Bu durum “tavan serisi” olarak bilinir ve ardı ardına birkaç gün devam edebilir. Ancak tavan serisi sonsuza kadar sürmez. Bir noktada satış emirleri artmaya başlar ve tavan “bozulur”. 

Tavan bozulduğunda pozisyonunu korumak için “zincir emir” (koşullu emir) kullanabilirsin. Zincir emirde, belirlediğin bir fiyat seviyesine ulaşıldığında otomatik olarak satış emri tetiklenir. Böylece tavanın bozulduğu anı sürekli takip etmek zorunda kalmadan, önceden belirlediğin bir zarar kesme (stop-loss) seviyesiyle kârını koruyabilirsin. Zincir emir özelliği çoğu aracı kurumun mobil uygulamasında veya web platformunda mevcuttur.

Bu içerik, içeriğin yayınlandığı günkü veriler baz alınarak hazırlanmıştır. İçerikte geçen hedef fiyat tahminleri, uzman ve analist yorumları bu içeriğin yayınlandığı tarihte geçerlidir. Bu tahmin ve yorumlar zaman içinde değişkenlik gösterebilmektedir. Bu sayfada yer alan haberler ve haberlerin içerdiği şirketler hakkındaki bilgiler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Kullanılan hisse işlem görselleri; hisse adı, fiyatı ve grafikleri de dahil temsilidir, yatırım tavsiyesi değildir.

Detaylı bilgi için: Midas Sorumluluk Beyanı